| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir amaç/sebep) uğruna çalışmak | ||
|
This just isn't the best time to be working for a cause. Bu, bir amaç uğruna çalışmak için pek uygun bir zaman değil. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir şey/belirli bir ücret veya maaş) karşılığında çalışmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir şeye) uygun olmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir şeyde) işlemek/çalışmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir şeyde) etkili olmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (something) f. | (bir şey) için/üzerinde etkili olmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | work for something f. | bir şey için çalışmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | work for (someone or something) f. | (biri/bir kurum) için çalışmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (someone or something) f. | (biri/bir şey) için uygun olmak | ||
| Öbek Fiiller | work for (someone or something) f. | (birini/bir grubu) temsil etmek | ||
| Öbek Fiiller | work for (someone or something) f. | (birine/bir şeye) uymak | ||
| Öbek Fiiller | work for (someone or something) f. | (birinin/bir grubun) yararına olmak | ||